Sayfalar

28 Mart 2013 Perşembe

İzlemeye başladığım diziler...

5.5 aylık bir bebekle insan kendine fazla vakit ayıramıyor. Hatta sadece kendine değil bebişten başka hiçbir şeye vakit ayıramıyor. Ama en azından geceleri kuzucuk uyuduktan sonra eskiden takip ettiğim dizileri izlemeye devam etmeye çalışıyoruz eşimle.Ama onların da çoğu kriminal diziler ve birkaç haftadır yeni bölümler yayınlanmamaya başladı. Ben de arayışa girdim haliyle. 3 dizi izlemeye başladım. İçlerinden biri yeni yayınlanmaya başladı.







Switched at Birth : Bir aile draması olarak tanımlanabilir. Aslında bizim Türk filmlerinden yabancı olmadığımız bir hikaye. Biri zengin diğeri de bir banliyöde yaşayan iki ailenin kızları doğumda hastanede karışıyor. Yıllar sonra kızlar liseye giderken olay bir biyoloji dersinde kan grupları anlatılırken ortaya çıkıyor. İki aile durumdan haberdar oluyor ve bir şekilde birbirlerini tanıyıp birlikte yaşamaya başlıyorlar. Olayı ilginç kılan kızlardan banliyöde büyümek zorunda kalanı 3 yaşında iken geçirdiği menenjit sonrası sağır kalmış. İnsana çok yeni şeyler sunmasa da keyifli vakit geçirtiyor. Sağır insanları anlamaya biraz daha yaklaştırıyor insanı. 2 sezonunu 1 haftada geceleri izleyerek bitirdim.


*Resim www.hyperionempire.com sitesinden alınmıştır.

İkinci dizi Body of Proof:  Bu dizi de House Md.,CSI karışımı bir dizi. Şu anda 3.sezonu gösteriliyor .Ben tabi daha 3. bölümdeyim. Baş rolde Umutsuz Ev Kadınları dizisinden hatırlayabileceğiniz Dana Delany yer alıyor.Oynadığı karakter Megan Hunt eskiden çok ünlü ve çok başarılı bir beyin cerrahıymış. İşiyle aşk yaşayan bu kadın eşine, kızına yeterince vakit ayırmamış ve bu nedenler boşanmış çocuğunun velayeti de babasında. Kaza sonrası elindeki his kaybı nedeni ile işini bırakıp bir laboratuarda adli tabip olarak çalışıyor.İncelediği bedenlerden ölen kişilerin katillerine ulaşıyor ve hayatlarına bir bakış atıyor. Yeni işile ve yeni kazandığı çevresi ile birlikte daha önce önem vermediği insanların hayatları ile değişmeye başlıyor aslında.Ben çok sevdim diyaloglar güzel anlatılan cinayetler de sürükleyici sıkılmadan izliyorum.Kadro da keyifli olmuş öneririm.








Bates Motel:   En sonuncu dizimiz de henüz 2 bölümdür yayında. Alfred Hitchcock klasiği Psycho'daki katilimiz Norman Bates'in annesi ile olan hastalıklı ve çarpık ilişkisinin nasıl ortaya çıktığını ve onun nasıl bir katile dönüştüğünü anlatıyor.Değişik olan tarafı günümüzde geçiyor.Ama atmosfer sanki eskide olduğunuzu içten içe hissettiriyor. Eşini kaybeden Norma ve babasını kaybeden Norman uzaklarda eski bir motel satın alıyorlar. Motelin adını o ünlü cinayetlerin işlendiği "Bates Motel"olarak değiştiriyorlar. Kasabada da kimse normal değil ve olaylar alıp başını gidiyor.






*Resimler www.collider.com sitesinden alınmıştır.

 Bölümler ilerledikçe hem Norma ve Norman 'ın ev içindeki durumlarına yakından bir bakacağız hem de kasabada ne işler dönüyor öğreneceğiz gibi görünüyor. Oyuncular da diziye şans vermek için bir neden bence. Charlie'nin Çikolata Fabrikası'ndan hatırlayacağımız Freddie Highmore Norman'ı Vera Farmiga da anesi Norman'ı canlandırıyor.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için önemli ve değerli....