Sayfalar

31 Mart 2013 Pazar

Golden Rose Jumbo Kalemler (303,307,312,401,406)

Bu postta sizlerle çok severek kullandığım Golden Rose Jumbo Göz Kalemlerinden bahsetmek istiyorum. Hem far hem de göz kalemi olarak kullanılabilen bu ürünün elimde 5 rengi bulunuyor.




312,307 ve 303 numaralı renkler sedefli parlak bitirişe sahip. Sürümleri çok yumuşak ben daha çok alt kirpik diplerime kullanıyorum.




401 ve 406 numaralar içinde minik simler içeriyor.Bu ürünü mesaiye gittiğim günlerde kullandığımda akşamüstü mesai bitimine kadar dayanıyor.Ancak akşam bir yere davetliysek tazeleme gerektiriyor.  24 ay kullanım ömürleri var. Fiyatları 4.40 tl ve Golden Rose'un kendi online satış sitesinde de satışları bulunuyor. Fiyat performans oranına bakıldığında bence çok başarılı bir ürün.

30 Mart 2013 Cumartesi

Bahar gerçekten gel artık!(Kombin içerir)


Baharın yaklaştığı şu günlerde Ankara'da bahar geliyormuş gibi yapıp arkasından gelen soğuk hava ya da yağan yağmur insanın hevesini gerçekten kursağında bırakıyor.
Ama eninde sonunda o hafif esen rüzgarla birlikte ılık bahar günleri çok yakında gelecek....






Follow my blog with Bloglovin

29 Mart 2013 Cuma

Yeni blogumda yeni bir forum: TopukluAyakkabım

Henüz bir bebek sayılabilecek bir blogum var. Fazla kişi de tanımıyor henüz blogumu ama yine de yeni üye olduğum ve güzel paylaşımlar yapabileceğimiz bir forumdan bahsetmek istedim.



Topuklu Ayakkabım makyaj ve kozmetik severlerin içten bir ortamda ürünlerle ilgili her türlü paylaşımı yapabileceği güzel bir forum. Severek üye oldum ve güzel paylaşımlar yapacağımızı düşünüyorum.
Üye olmak isteyenler için adres  http://topukluayakkabim.net 

Bir uğramanızı öneririm.

REBUL ICE ve JASMINE kolonya

Arkadaşlar bugün size çok severek kullandığım 2 ürünü tanıtmak istiyorum. Rebul markasına ait Ice ve Jasmine kolonyalar... 



Genel olarak bahsedecek olursam ikisi de çok güzel kokuyorlar ,sürüldüğünde inanılmaz güzel bir ferahlık hissi veriyorlar ve baya kalıcılar. Önümüzde bahar ve sıcak bir yaz bizi beklediğine göre böyle bir ferahlığa hepimizin ihtiyacı olacak.Daha önce Mandarine ve Lavender olanlarını da kullanmıştım hepsi ayrı ayrı güzel kokuyorlar. Birçok kozmetik markette bulunabiliyor. Küçük çanta boyları ,180 cc'lik ve 380 cc'lik büyük boyları bulunuyor şu an kullandıklarım 380 cc'lik büyük boyları.Tek tek özelliklerine gelecek olursak;

Rebul ICE refreshing eau de cologne

Kutusunun üzerinde yazdığına göre Rebul Ice'ın kapağını açtığınızda sulu turunçgillerin ve su notalarının yüzünüze dokunduğunu hissedersiniz.Rebul Ice'ın orta notalarını oluşturan gizemli Afrika menekşesi ,nazik ve şeffaf frezya,kokusunu damağınızda hissedeceğiniz ananas ve yeşil biberiye sayesinde doğanın o saf tadını alırsınız.Alt notayı oluşturan ılık ve gösterişli amber ile koruyucu sedir yosunundan oluşan birliktelik sizi sarıp sarmalar.




Açıkçası kokuların alt orta ve üst notalarını çok da iyi anlayamıyorum ama birleşiminden oluşan ferahlık benim hoşuma gidiyor. Ama bu kolonyayı eşimden kurtaramadım o daha çok sabahları traş sonrası traş kolonyası olarak kullanıyor. Kokusunu ve verdiği ferahlığı çok sevdi.

Rebul JASMINE jasmine eau de cologne

İşte bu da benim favorim.Bu kolonyanın da kutusunun üzerinde yazdığına göre ; En güzel yaseminlerin diyarı Güney İtalya'nın kıyılarından gelen o hafif esintide ,kırmızı elma,sulu armut,tatlı şeftali ve egzotik liçiden oluşan kokteyl,size meyve bahçelerinin yakınında olduğunuzu hissettirir. Meyve bahçelerini geçtikten hemen sonra ,orta notalarda Madagaskar'ın narin ylang ylangları ve İngiltere'nin dokunmaya kıyamayacağınız şakayıkları tüm yumuşaklığı ile yüzünüzü okşayacaktır.Alt notalarda ise şeffaf beyaz miskler ,sandal ağacı ,sedir ağacı ve zengin pudra kokusu sizi büyüleyici bir gezintiye çıkarır. 




Ben tüm bu notaların birleştiği kokunun buram buram yasemin ve zambak kokularına benzediğini söyleyebilirim .Sürmekten çok keyif alıyorum .Bu benim kullandığım üçüncü şişe. :))Bittikçe yine alacağım bir ürün .

Fiyatı 12-14 tl arası değişiyor. Fiyat performans oranına bakıldığında kesinlikle alınması gereken bir ürün .


28 Mart 2013 Perşembe

DENEDİM! ELSEVE Extraordinary Oil


Yıllardır saçlarımı röfleli kullanan biri olarak sürekli saç bakımı yaparım evde. Hem röfleli saça sahip olup hem de saça bakmazsan saçların elinden kayıp gitmesi kaçınılmaz olur ,kullananlar bilir. :)) Yaklaşık 1 yıldır hamilelik+doğum +emzirme nedeni ile röfle yaptırmadım saçıma epeyce uzadılar.Ama kestirsem de uçlarda kalan röfleler aynı kurulukta hala. Ben de bakım yağlarını sevdiğimden Elseve markasına da güvendiğimden Extraordinary Oil'i görür görmez aldım ve hemen denedim. 



extraordinary oil kullanan



İlk söyleyeceğim özelliği mis gibi kokması.Acayip güzel bir kokusu var. Sırf saçlarım böyle koksun diye bile sürebilirim.Çok az miktarda ürünü banyo sonrası hafif nemliyken sürüyorum saçıma ve çok az kurutuyorum.Bazen de tam kuruttuktan sonra bu yağı sürüyorum cidden kuru uçlarıma iyi geldi. Kalıcı iyileşme sağlamasa da sürüldükten sonra gereken pürüzsüzlüğü sağladığını söyleyebilirim.


Fiyatı: 13.90 tl (yine aldığınız yere göre 1-2 tl oynayabiliyor) 

İlk "DENEDİM!" postu

ELSEVE NEM KOLLAJEN 48 SAAT ŞAMPUAN




Doğumdan sonra daha önceki bir postumda söz ettiğim gibi saçlarım çok dökülüyor.Bunun yanında daha önceki röflelerimin yıpranmışlığından dolayı saçlarım çok kuru. Şu anda emzirdiğim için ve de saçlarım istediğinden boyatmıyorum ama önceden kalma bu kuruluktan fazlaca şikayetçiyim. Bunun için bu nem vaad eden şampuanı görünce denemeden edemedim. Elseve ürünlerinden çoğunlukla memnun olduğumdan gözüm kapalı aldım. 5-6 kez yıkadım bu şampuanla saçımı ve gerçekten saçıma verdiği nemliliği sevdim daha az kuru hissediyorum özellikle de uçlarını. Saçlarında kuruluktan şikayetçi ve nem isteyenlere öneririm.


Fiyatı: 8.90-10.90 tl aralığında aldığınız yere göre değişebiliyor.



Edit:  Şimdi şampuanı epeyce bir kullandıktan sonra posta ekleme yapma ihtiyacı duydum. Şampuan saç diplerimde kaşıntı yaptı. Saç derim pul pul dökülerek kepeklenme sorunu yaşadım.Aynı sorunu Elseve arı sütlü olanda da yaşamıştım.Ben yine sarı onarıcı seriye dönüş yaptım.Bilginize.


İlk alışveriş postu....

Havalar yavaştan ısınmaya başladı. Bahar da geliyor. Henüz hamilelik kilolarımdan kurtulamadığımdan çok cesur seçimler yapamıyorum. Bir de halen bebeğimi emzirdiğim için önden düğmeli şeyler benim için kurtarıcı oluyor. De Facto'ya uğradığımda bu gömlekleri görünce çok sevdim.Kumaşları ince baharlık hem uzun kollu hem de apolet kısmı kıvrılarak biraz daha kısa kollu olarak kullanılabiliyor. Renkleri de baharın canlılığını yansıtıyor fiyatları da çok uygun olunca 2 rengini kaptım.





Gömleklerin tanesi 29.90 tl ütüsüz oluşlarının kusuruna bakmayın .Henüz ütüleyemedim:))
Bahar alışverişi için De Facto'ya uğramanızı öneririm.

İzlemeye başladığım diziler...

5.5 aylık bir bebekle insan kendine fazla vakit ayıramıyor. Hatta sadece kendine değil bebişten başka hiçbir şeye vakit ayıramıyor. Ama en azından geceleri kuzucuk uyuduktan sonra eskiden takip ettiğim dizileri izlemeye devam etmeye çalışıyoruz eşimle.Ama onların da çoğu kriminal diziler ve birkaç haftadır yeni bölümler yayınlanmamaya başladı. Ben de arayışa girdim haliyle. 3 dizi izlemeye başladım. İçlerinden biri yeni yayınlanmaya başladı.







Switched at Birth : Bir aile draması olarak tanımlanabilir. Aslında bizim Türk filmlerinden yabancı olmadığımız bir hikaye. Biri zengin diğeri de bir banliyöde yaşayan iki ailenin kızları doğumda hastanede karışıyor. Yıllar sonra kızlar liseye giderken olay bir biyoloji dersinde kan grupları anlatılırken ortaya çıkıyor. İki aile durumdan haberdar oluyor ve bir şekilde birbirlerini tanıyıp birlikte yaşamaya başlıyorlar. Olayı ilginç kılan kızlardan banliyöde büyümek zorunda kalanı 3 yaşında iken geçirdiği menenjit sonrası sağır kalmış. İnsana çok yeni şeyler sunmasa da keyifli vakit geçirtiyor. Sağır insanları anlamaya biraz daha yaklaştırıyor insanı. 2 sezonunu 1 haftada geceleri izleyerek bitirdim.


*Resim www.hyperionempire.com sitesinden alınmıştır.

İkinci dizi Body of Proof:  Bu dizi de House Md.,CSI karışımı bir dizi. Şu anda 3.sezonu gösteriliyor .Ben tabi daha 3. bölümdeyim. Baş rolde Umutsuz Ev Kadınları dizisinden hatırlayabileceğiniz Dana Delany yer alıyor.Oynadığı karakter Megan Hunt eskiden çok ünlü ve çok başarılı bir beyin cerrahıymış. İşiyle aşk yaşayan bu kadın eşine, kızına yeterince vakit ayırmamış ve bu nedenler boşanmış çocuğunun velayeti de babasında. Kaza sonrası elindeki his kaybı nedeni ile işini bırakıp bir laboratuarda adli tabip olarak çalışıyor.İncelediği bedenlerden ölen kişilerin katillerine ulaşıyor ve hayatlarına bir bakış atıyor. Yeni işile ve yeni kazandığı çevresi ile birlikte daha önce önem vermediği insanların hayatları ile değişmeye başlıyor aslında.Ben çok sevdim diyaloglar güzel anlatılan cinayetler de sürükleyici sıkılmadan izliyorum.Kadro da keyifli olmuş öneririm.








Bates Motel:   En sonuncu dizimiz de henüz 2 bölümdür yayında. Alfred Hitchcock klasiği Psycho'daki katilimiz Norman Bates'in annesi ile olan hastalıklı ve çarpık ilişkisinin nasıl ortaya çıktığını ve onun nasıl bir katile dönüştüğünü anlatıyor.Değişik olan tarafı günümüzde geçiyor.Ama atmosfer sanki eskide olduğunuzu içten içe hissettiriyor. Eşini kaybeden Norma ve babasını kaybeden Norman uzaklarda eski bir motel satın alıyorlar. Motelin adını o ünlü cinayetlerin işlendiği "Bates Motel"olarak değiştiriyorlar. Kasabada da kimse normal değil ve olaylar alıp başını gidiyor.






*Resimler www.collider.com sitesinden alınmıştır.

 Bölümler ilerledikçe hem Norma ve Norman 'ın ev içindeki durumlarına yakından bir bakacağız hem de kasabada ne işler dönüyor öğreneceğiz gibi görünüyor. Oyuncular da diziye şans vermek için bir neden bence. Charlie'nin Çikolata Fabrikası'ndan hatırlayacağımız Freddie Highmore Norman'ı Vera Farmiga da anesi Norman'ı canlandırıyor.






Eyvah!Saçlarım dökülüyor.

Doğumdan sonra 3.aydan itibaren saçlarım avuç avuç elimde kalmaya başladı.Ama ne dökülme her duştan sonra tam bir avuç saç elimde kalıyor.Halılarda tutam tutam saçlar,çocuğun emziğine dolanan saç ve bilumum yerde saç....

Tabi beni aldı bir telaş. Mesleğin avantajından faydalanıp dermatolog bir arkadaşıma danıştım.Bunun sebebi hamilelik süresince yüksek kalan östrojen sevieleri nedeni ile dökülmesi gereken saçların dökülmeyip,doğumdan sonra östrojen normal düzeyine indiğinde topluca dökülmeleriymiş.Allahtan geçiciymiş.Yoksa bu hızla saçlarım baya bir azalacaktı.Gebelik süresince kullandığımız demir ve multivitamin preparatlarını kullanabilirmişiz.

"Annesi!" "Babası!"

Anne olmak dünyanın gerçekten tam anlamı ile en değerli duygusu...Baba olmak da öyledir eminim. Ama evlat dünyaya geldikten sonra eşlerin birbirine sadece "annesi" "babası"demesi de ne ola ki. Nerede kaldı "sevgilim,hayatım,birtanem vb"???


Belki insan bu yeni duruma uyum sürecinde böyle hissediyordur da ortada bir şey yoktur.Ama varmış gibi geliyor.

İçimde bir yerde biliyorum, ama bulamıyorum.

Blogun ismine karar vereli çook uzun zaman oldu aslında.Ama bir türlü kendimde gerekli motivasyonu bulup yazamadım. O isme karar vermemin üzerinden 1.5 yılı geçen bir süre geçti.Bu arada hayatımda önemli bir değişiklik oldu .Ben anne oldum. Anne olmak dünyanın en güzel şeyiymiş gerçekten. Ama bir boşluk kaldı bir yerlerde bebeğimden başka değerli bir şey yokmuş sanki hayatımda.


Eşimle de konuşamaz olduk. Aramıza günden güne bir duvar örüyoruz gibi geliyor.İşte bu hislerle ve şu an çalışmıyor olmamın verdiği evdeki yalnızlığımla yazmaya karar verdim. Hayırlısı....Normalde çok yoğun bir iş hayatım var 2 ay doğum öncesi 6 aydır da doğum sonrası izindeyim .Evde oturuyor olmanın da üzerime gelmesiyle bir ucuyla mutlu bir ucuyla içi boş ,mutsuz bir çizgide gidip gidip geliyorum. Bugünden sonra dilediğim nevarsa buradan paylaşmaya çalışacağım.